Büyük İzmir Yangını
Büyük İzmir Yangını

13 Eylül 1922 günü Basmane semtinden başlayarak 17 Eylül tarihine kadar sürmüş olan büyük bir yangındır. O dönemde İzmir şehir merkezini ve özellikle bugün Kültürpark’ın bulunduğu alanı önemli ölçüde yok etmiştir. Bölgedeki birçok ev ve iş yeri de yangın sonucu küle dönmüştür.

Bu büyük yangının zamanlaması da oldukça ilginçtir. Dumlupınar Meydan Muharebesi’nin ardından Fahrettin (Altay) Paşa öncülüğündeki 5. Süvari Kolordusu 9 Eylül 1922 günü İzmir’e girmiş ve Yunan ordusunu denize dökmüştür. Türk Kurtuluş Savaşı’nın zafere ulaştığı gün, 9 Eylül 1922’dir. O tarihten sonra Kurtuluş Savaşı’nın lideri, Ulu Önder Mustafa Kemal de İzmir’e gelmiştir. Kurtuluştan yalnızca 4 gün sonra başlayan bu yangın sırasında Mustafa Kemal de İzmir’de Uşakîzade Köşkü’nde kalmaktadır.

Mustafa Kemal’in yangın sırasındaki tavrı konusunda çok fazla bilgi ya da belge bulunmamaktadır. Atatürk’ün çocukluk arkadaşı ve yaveri Salih Bozok’un anılarında anlattıklarına göre yangın sırasında Atatürk, Latife Hanım’ın babası Uşakizade Muammer Bey’in Göztepe’deki evine bir ziyafette konuk olarak bulunmuş. Bu yemekte herkes normal davranıyormuş ve Mustafa Kemal’in de herhangi bir olumsuz tavrı yokmuş.

Yine Salih Bozok’un anlattıklarına göre Latife Hanım ve Mustafa Kemal yangının tüm dehşetiyle sürdüğü sıralarda bir sohbet fırsatı bulmuşlar. Laf arasında Atatürk, Latife Hanım’a yangının tahrip ettiği bölgede mülkleri olup olmadığını sormuş. Bunun üzerine Latife Hanım Mustafa Kemal’in çok hoşuna gidecek bir cevap vermiş. Mal ve mülklerinin önemli bir kısmının yangının sürdüğü bölgede olduğunu söylemiş ve ‘Paşam isterse hepsi yansın. Yeter ki siz sağ olun. Bu mesut günleri gören insanlar için malın ne kıymeti olur? Memleket kurtuldu ya, hepsini yeniden ve daha mükemmel surette yaptırırız.’ demiştir. Atatürk de Latife Hanım’ı onaylamış, cevaptan hoşnut kaldığını belirtmiştir.

Büyük İzmir Yangını Neden Çıktı?

Bu konuda çok fazla konuşulmamış, çok fazla yazılmamıştır. Bu sebeple olsa gerek, bu konuda çeşitli komplo teorileri ve iddialar ortaya atılmıştır. Bu konuda konuşanların kimi yangının Rum mahallesinden çıktığını savunmaktadır, kimi de Ermeni mahallesinden. Bazıları yangını Türklerin çıkardığını savunurken, bazıları da İzmir’i kaybetmeyi hazmedemeyen Yunanların kundaklaması sonucu oluştuğunu belirtmektedir.

Dönemin İzmir İtfaiye Şefi olan Sırp asıllı Avusturya vatandaşı Paul Grescowich’in resmi raporu ve yangın sırasında İzmir’de bulunan ABD’li mühendis Mark Prentiss’in ABD Türkiye Yüksek Komiseri olan Amiral Mark Lambert Bristol’e gönderdiği raporda da yangını Yunanlıların çıkardığı savunulmaktadır. Yunan tarafı suçu Türklere atsa da net bir bilgi mevcut değildir.

Ancak Falih Rıfkı Atay gibi dönemin önemli olaylarına yakından şahitlik etmiş şahsiyetler açık açık söylemeseler de üstü kapalı olarak bu olayda Türk ordusu içindeki bir grubun parmağı olabileceğini dillendirmektedir. Olayın üzerinden uzun bir zaman geçtikten sonra İsmet İnönü de konu ile ilgili konuşurken, ‘Küçükler emir aldıklarını, büyükler disiplinin kalmadığını söylerler.’ demiştir.

Sonuç olarak, Büyük İzmir Yangını, spekülasyona oldukça açık bir konudur. Cumhuriyet öncesi yakın tarihte kalmış kara bir kutudur.

Bir Cevap Yazın