Atatürk Dağı
Atatürk Dağı

Atatürk ilk kez 1905 Şubat’ında görmüştür güzel İzmir’i ve o gün âşık olmuştur bu güzide şehre. Daha sonra birçok kez geleceği bu şehirde evlenmiştir, annesini İzmir’e emanet etmiştir.

Atatürk’ün İzmir sevgisi anlatılacak gibi değil. Daha doğrusu anlatılmayacak gibi değil. Özellikle 1920’lerden itibaren birçok kez yolu kesişiyor Mustafa Kemal’in İzmir’le. Acısıyla tatlısıyla birçok anı biriktiriyor bu şehirle arasında. İzmir suikasti gibi kötü, Menemen olayı gibi acı olayları da yaşıyor; düşmanı İzmir’den denize dökmek gibi bir hadiseyi de başarıyor. Kordonda rakı içmenin keyfini de yaşıyor. Sanırım bu söz, Mustafa Kemal’in İzmir sevgisini anlatmaya yeter.

“Ben, bütün İzmir’i ve bütün İzmirlileri severim. Güzel İzmir’in temiz kalpli insanlarının da beni sevdiklerinden eminim.”

Mustafa Kemal ve Latife Hanım

Atatürk ve Latife Hanım

11 Eylül 1922’de düşmanın İzmir’e girmesi sonucu güvenli bir karargâh arayan Mustafa Kemal, İzmir’in ileri gelen ailelerinden Uşâkizâdelerin köşkünde kalmaya başlar. Bu süreçte tanıştığı evin kızı Latife Hanım’ın kültürlü ve çağdaş kişiliğinden etkilenir ve 29 Ocak 1923’te evlenirler. 5 Ağustos 1925’e kadar sürecek olan bu evlilik Atatürk’ün hayatında  İzmir’in yerini sağlamlaştırır.

Atatürk ve Zübeyde Hanım

Zübeyde Hanım

15 Ocak 1923’te hayata veda eden Zübeyde Hanım, Atatürk’ün çok sevdiği Karşıyaka’daki yazlık evlerinde son nefesini vermiştir. Şu anda Karşıyaka’da Zübeyde Hanım Parkı içinde yer alan istirahatgâhında bulunan Zübeyde Hanım, Mustafa Kemal’in İzmir’e bir emanetidir. Geçtiğimiz yıllarda Karşıyaka Belediyesi Zübeyde Hanım’ın mezarına ektiği kasımpatıları Anıtkabir’e götürmüş ve Ata’yı anasına kavuşturmuştur.

İzmir İktisat Kongresi

İzmir İktisat Kongresi

17 Şubat ile 4 Mart 1923 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. İzmir’deki Banka-Han binasında 1135 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Yeni Türkiye’nin ekonomik sorunları tartışılmıştır. Tarihe dikkat edersek, Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış, yorgun bir ülke; annesinin acısını unutamamış ve aynı zamanda da yeni evli bir lider. Bu şartlarda toplanan bir kongreye Atatürk’ün verdiği önem malum. Bu kongre için ise İzmir’i seçmiş olması İzmir sevgisini biraz olsun anlatıyor sanırım.

İzmir Enternasyonal Fuarı

İzmir Enternasyonel Fuarı

1923’te Atatürk’ün katılımıyla Hamparsomyan Binası’nda 1. İzmir İktisat Kongresi’nin açılışı yapılmıştır ve bu açılış İzmir Enternasyonal Fuarı’nın ilki sayılmaktadır. Atatürk İzmir’i fuarlar ve kongreler kenti yapmak istiyordu. Bu sebeple Türkiye’nin ekonomik merkezi olması yönünde ilk adımı yukarıda bahsettiğim koşullar altında İzmir İktisat Kongresi’ni İzmir’de toplayarak attı. 1. İzmir İktisat Kongresi’nden sonra dönemin İzmir’in ileri gelenlerinin sahip çıkmasıyla toplantılar ve kongreler gelenekselleşti ve bugünkü İzmir Enternasyonal Fuarı’nın temelini oluşturdu. Bugün hala her yıl 9 Eylül’ü içine alacak 10 günlük bir zaman diliminde İzmir’de Kültürpark içerisinde düzenlenen İzmir Enternasyonal Fuarı, Ata’sının İzmir’e bir mirası olarak tüm İzmirliler tarafından benimsenmiş durumda.

Menemen Olayı

Menemen Olayı

Atatürk’ü en çok üzen ve en çok kızdıran olaylardan biridir. İzmir’in Menemen ilçesinde bir Cumhuriyet öğretmeni olan Mustafa Fehmi Kubilay asteğmen olarak görev yapmaktadır. İsyan çıkarmak isteyen Cumhuriyet düşmanı gericilere müdahale etmek isterken vahşice katledilmiştir. Bunun üzerine Atatürk çok üzülmüş ve sinirlenmiştir. Sonuç olarak Atatürk’ün emriyle Menemen’de birçok darağacı kurulmuş, pek çok Cumhuriyet düşmanı idam edilmiştir.

Büyük İzmir Yangını

Büyük İzmir Yangını

13 Eylül 1922’de Basmane’de başlamış, 18 Eylül 1922’ye kadar sürmüştür. O dönemki –aslında şimdiki de- şehir merkezini ve şu anda Kültürpark’ın bulunduğu alanı önemli ölçüde yok etmiştir. Bu yangın ile ilgili spekülasyonlar hâlen kamuoyunun dikkatini çekmektedir. 9 Eylül 1922’de Türk ordusunun İzmir’i düşmandan kurtarmasından yalnızca 4 gün sonra başlaması bazı komplo teorileri üretilmesine neden olmuştur. O dönemde İzmir’de bulunan savaş muhabirlerinin anekdotları ve itfaiye teşkilatının raporlarına bakıldığında İzmir’i terketmeye mecbur bırakılan Yunan ordusunun ve işbirlikçilerinin kundaklaması nedeniyle bu denli büyük bir yangın çıktığı düşünülmektedir. Hatta iddia odur ki Yunan komutanların, ‘İzmir’i Türklere bırakmaya mecbur kalırsak yakacağız’ dedikleri anlatılmaktadır. Atatürk’ün de İzmir’de bulunduğu ve yakından şahit olduğu bu olay hayatında derin bir etki bırakmıştır. Çaresiz, güzel İzmir’in yanışını izlemiştir.

Bu yangın sonucu bölgede özellikle levanten aileler ile gelen mimari önemli ölçüde değişmiş, Basmane ve Alsancak gibi İzmir’in merkezinde bulunan semtlerin çehresi yeniden yaratılmıştır.

İzmir Suikastı

İzmir Suikasti

19 Haziran 1926 yılında, genç cumhuriyetin ve onun liderinin sonucu getirme amaçlı bir girişimdir. Ziya Hurşit tarafından azmettirilen tetikçiler eylemi gerçekleştiremeden yakalanmışlardır. Tetikçilerin dünyadan bihaber oldukları, Mustafa Kemal’i dahi tanımadıkları söylenmektedir.

Başarılı olsalardı neler olabileceği hepimizin malûmu.

Atatürk’ün aklında güzel İzmir, böylesine kötü bir anıyla da yer etmiştir.

Birinci Kordon’da Atatürk’ün Evi ve Müzesi

Atatürk Evi ve Müzesi

1875 – 1880 yılları arasında halı tüccarı Takfor tarafından ev olarak yaptırılan bina mimarisiyle dikkat çekiyor. 9 Eylül 1922’de sahibi tarafından terk edilen bu bina Türk ordusunun İzmir’deki karargâhı olmuş. İzmir İktisat Kongresi sırasında da Atatürk bu binada çalışmış. Daha sonra ‘Naim Palas’ adıyla otel olarak hizmet veren bu bina İzmir Belediyesi’nin Atatürk’e bir hediye olarak takdim edilmiş. 1930 ve 1934 arasında İzmir Körfezi manzarası eşliğinde, bu binada kalmış Atatürk.  Ata’mızın vefatından sonra İzmir Belediyesi tarafından müze yapılması kararlaştırılmış ve 1941’de müze olarak açılmış. Son olarak 2015 yılında bir dizi restorasyon geçiren bina bugün hâlâ müze olarak hizmet vermektedir. Alsancak semtinde, Birinci Kordon’da bulunan yapı, Atatürk’ün İzmir’e bir hatırasıdır.

Bir Cevap Yazın